Samanyolu haber’s

Sadece gercekler

Danistay Bassavci Tansel ÇÖLAŞAN cok cirkin sesle Ezan basla

anistay Bassavci Tansel ÇÖLAŞAN cok cirkin sesle Ezan basla

Tansel Çölaşan (1943 – …. )

11.10.1943 tarihinde Ankara�da doğmuştur. Ankara Kız Lisesini bitirmiş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1964 yılında mezun olmuştur. Avukatlık stajını bitirerek T.C Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsis Dairesinde bir süre çalıştıktan sonra 16.01.1967 tarihinde Danıştay Yardımcısı unvanıyla mesleğe başlamıştır. 11.02.1981 tarihinde Danıştay Kanunsözcülüğüne atanmış, 14.05.1981 tarihinde görev unvanı Danıştay Savcısı olarak değişmiştir. Danıştay Kıdemli Tetkik Hakimliği görevini sürdürürken 04.03.1992 tarihinde Danıştay Üyeliğine, 04.07.2001 tarihinde ise Danıştay Başkanvekilliğine seçilmiştir. Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsünü de bitiren ÇÖLAŞAN, evli olup, �İhracatta Vergi İadesi� konulu tez kitabı bulunmaktadır.

Danistay Bassavcisi Tansel ÇÖLAŞAN:27 Mayisi ihtilal gormek yanlistir Menderes idam edildiginde toplumsal bir cosku vardi

12 Marta ve 12 Eylule devrim demek mumkun degildir ama 60 ihtilali Devrimdir

Kimse idam cezasini istemez ama o donemde bunlar idam edildiginde burda beni belki kotu karsilayan olabilir ama toplumsal bir cosku vardi 60 ihtilali DEVRIM dir ihtilal degildir

Mesela 50 yilindan once Turkce ezan geldigini ama 50 yilinda Menderes hukumetiyle beraber hemen

o Ezanin arapcaya cevrildigini biliyorum

50 deki Turkce ezanin guzelligi 50 oncesi turkce ezanin guzelligi ve dine olan o mesela ee okundugu zaman ezan ben cok severdim

hatta ailemde Namaz kilmak istedim bakin bu benim kisisel eee yani olayim

ama sona 50 sonasi birdenbire cok cirkin bir sesle Arapca bir ezan basladi

Mart 11, 2008 Yazan: samanyoluhaber | Uncategorized | | Henüz Yorum Yok

YALAN HABER MAKİNASI CUMHURİYET’TEN ŞİMDİ DE HIRSIZLIK

HASAN KAÇAN/STAR
11.Mart.2008 07:48:39 alinti:
YALAN HABER MAKİNASI CUMHURİYET’TEN ŞİMDİ DE HIRSIZLIK
Seni arakçı Cumhuriyet seniii…
Yalan haberleriyle ünlenen Cumhuriyet gazetesi şimdi de yaptığı hırsızlıkla konuşuluyor.Hasan Kaçan o hırsızlığı yazdı.

Seni arakçı Cumhuriyet seniii…
Siyah beyaz bir fon.Güzelce bir genç kız duruyor fonun önünde.
Seni arakçı Cumhuriyet seniii…

Sonra fon kararmaya başlıyor.

Gergin ve korkutucu bir müzik başlıyor, ‘Voıııınnnnn… Voııııınnnnn’ diye.

Ekranda, o siyah beyaz fonda gördüğümüz güzel kızımızın başında kara bir örtü beliriyor.

Bir anda o zavallı güzel kız, kara çarşaflı bir ‘öcü’ ye dönüşüyor.

Sonra konuşmaya başlıyor.

Kızın ağzından kart bir erkek sesi çıkıyor.

‘Ne istediğime tabii ki ben karar veriyorum’

Sonra o karanlık, o korkutucu sahnenin üzerine bir dış ses düşüyor.

‘Cumhuriyet kadını yok ediliyor…

Artık Cumhuriyetinize sahip çıkın!’

Cumhuriyet gazetesi’nin son televizyon reklamı bu.

‘Dünya Kadınlar Günü’ münasebetiyle ekranlarımızda ‘dönmeye’ başladı.

* * *

Allah için…

Nereden bakarsanız güzel ve parlak bir fikir.

Kadının ağzından erkeğin konuşması çok etkili.

Gelgelelim ben bu reklamı seyredeli on seneden fazla oluyor.

‘Olur mu canım, yeni çekilen bir reklam filmini on sene önce nasıl seyrettin?’ diye sorarsanız hemen söyleyeyim;

Bu reklam ‘arak’ da ondan.

Yani çalıntı.

Yani hırsızlık.

Yani ‘cebellezi edilmiş’ bir fikir.

On küsur yıl önce çekilmiş, yabancı bir reklam filmi bu.

Amerika’da seçmenleri oy kullanmaya teşvik eden bir sosyal film.

Yani başkasının fikri.

O filmde de bir kadın’ın ağzından bir erkek konuşuyordu.

‘Ne istediğime tabii ki ben karar veriyorum!’

Dış ses, ‘Başkaları sizin ağzınızdan konuşmasın oyunuzu kullanın!’ idi.

‘Cumhuriyet’çiler bu filmi ayen almışlar, bi kara çarşaf eklemişler, başkasının filmini millete satıyorlar.

* * *

İnternet sitelerinde ‘Cumhuriyet gazetesi’nin son reklam filmi çok konuşulacak’ deniyor.

Doğru…

Çok konuşulacak…

Hırsızlık olmasıyla çok konuşulacak…

Araklama olmasıyla çok konuşulacak…

‘Cebellezi’ olmasıyla çok konuşulacak…

Cumhuriyet erkeği yok ediliyor

Bakın, yukarıda lafını ettiğim ‘arak’ filmin sloganı şuydu;

‘Cumhuriyet kadını yok ediliyor’

Cumhuriyet gazetesi tavır koyuyor.

‘Cumhuriyet kadınını yok ettirmeyiz ülennn!’ diyor.

Halbukisi, aynı gazete bizzat kendi eliyle ‘Cumhuriyet erkeği’ni yok edebiliyor.

‘Hoppalaa, nasıl olur bu?’

Efendim, izah edeyim, şöyle olur;

Mesela, otuz yıllık çizeriniz Tan Oral bir gazeteye röportaj verir.

Bu gazete de, sizin hiç mi hiç hazzetmediğiniz ‘Yeni Şafak’ gazetesidir.

Bir de üstüne üstlük, ‘türban’ konusunda falan hoşunuza gitmeyecek lakırdılar söyler usta çizer.

Özgürlük’ten söz eder.

Rektörlerin tavrını yanlış bulur.

Deniz Baykal’ı eleştirir.

Tahammül edilebilir şeyler midir bunlar?

Edilemezdir!

Siz de kelli felli bir ‘Cumhuriyet’çi olarak ne yaparsınız?

Tan Oral’ı ‘Afferim evladım’ diye, bağrınıza basacak değilsiniz ya.

Otuz yıllık çizerinizin, yani bir ‘Cumhuriyet erkeği’nin kellesini uçurursunuz.

Yok edersiniz.

‘İsterse yüz yıllık çizerimiz olsun kardeşim, değil mi ki bizim fikirlerimizin aksine düşünüyor, bunu da orada burada dillendiriyor.

Babamızın oğlu olsa acımayız. Vururuz baltayı.

Tarihten hiç mi ders almıyor bu Tan Oral?

Biz kii, bizim gibi düşünmediği için, çizerimiz Necdet Şen’i de yok etmiştik.

Üstelik o da bir ‘Cumhuriyet erkeği’ idi.

Ona da zerre kadar acımadık.

Tan Oral kendi kaşındı.

Biz de infaz ettik.’

* * *
‘Cumhuriyet kadını’nı yok ettirmeyiz, amma ‘Cumhuriyet erkeği’ni yok ederiz.’

Bu ne be, ‘Kurtlar Vadisi’nin ‘Baron’ları mı bu abiler?

Pekii;

Ya ‘Cumhuriyet kadını’ da Tan Oral gibi düşünürse?

O zaman ne olacak?

Onu da mı yok edeceksiniz?

Nasıl bir kafa agacım bu, ben çözemedim?

Çözen varsa buyursun.

Tırsılır vallaha!

HASAN KAÇAN/STAR
11.Mart.2008 07:48:39

Mart 11, 2008 Yazan: samanyoluhaber | Uncategorized | | Henüz Yorum Yok

PKK Ape Hüseyin Roj TV Reportaj BÜYÜKANIT GENELKURMAY BAŞKAN

Ape Hüseyin kod adlı PKK Roj TV Reportaj GENELKURMAY BAŞKANI Cevap
27.Şubat.2008 18:01:56 Haberden alinti:
Dağlıca’daki hain saldırıda şehit olan mehmetçiklerin kanı yerde kalmadı

O hain öldürüldü mü?
Hain Dağlıca saldırısının emrini veren PKK’lı teröristin öldürüldüğü iddia edildi.

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi Dağlıca Komando Taburu’nun güvenliğini sağlayan birliğe 21 Ekim gecesi düzenlenen, 12 askerin şehit edilmesi, 16 askerin yaralanması, 8 askerin de kaçırılmasıyla sonuçlanan saldırının emrini veren ‘Ape Hüseyin’ kod adlı PKK’lı eski asteğmen Kadri Çelik’in Çemço Vadisi’nde çıkan çatışmada öldürüldüğü iddia edildi. Askeri kaynaklar, terörist Çelik’in ölüp ölmediğinin bölgenin tamamen kontrol altına alınmasından sonra netlik kazanacağını kaydetti.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’ta terör örgütü PKK’ya yönelik sürdürdüğü ‘Güneş Harekâtı’ 6′ınci gününde yoğun kar yağışı ve tipiye rağmen tüm hızıyla sürüyor. Harekâtta, Yüksekova Dağlıca’da 12 askerin şehit olduğu saldırının emrini veren örgütün üst düzey sorumlularından ‘Ape Hüseyin’ kod adlı Kadri Çelik’in öldürüldüğü iddia edildi. Dağlıcı saldırısının planlayıcılarından olan ve örgütün üst düzey sorumlularından ‘alişer’ kod adlı Yücel Halis’nde yardımcılarıyla birlikte Zap’taki Çemço Vadisi’nde çembere alındığı belirtildi. Genelkurmay Başkanlığı, harekatta aralarında üst düzey sorumlularının da bulunduğu 230 teröristin öldürüldüğünü bugün de 5 güvenlik görevlisinin şehit olduğunu açıkladı. Harekâtta şehit sayısı 24′ü askeri personel 3′ü korucu olmak üzere 27′ye yükseldi. Genelkurmay Başkanlığı’nın bugün yayınladığı fotoğraflardan da harekâtın yüksek dağlar, derin vadilerle yer yer 2 metreyi bulan kar ve eksi 25 dereceye varan dondurucu soğukta kararlılıkla sürdüğü gözler önüne serildi.

Kuzey Irak’ta PKK’lı teröristlere yönelik sürdürülen ‘Güneş Harekâtı’nda dün yoğun kar ve tipi nedeniyle bazı bölgelerde ara verilirken gece ve bugün en şiddetli çatışmalar yaşandı. Özellikle Zap’da yoğunlaşan çatışmalarda öldürülen 77 teröristin 30′nun buradaki çatışmalarda etkisiz hale getirildiği belirtildi. Teröristlerin uzun namlulu silahlar ve uçaksavarlarla Mehmetçiklerin ilerlemesini durdurmak istediği Çiya Reş Mevkii ve Sikefta Tepesi dün gece savaş uçakları tarafından yoğun şekilde bombalandı. Bombalamanın ardından karadan bölgeye giden Bordo Bereliler ve Jandarma Özel Timleri iki bölgeyi kontrolü altına aldı.

Terör örgütü PKK’nın Kandil’den sonra en önemli kamplarından olan Zap’ta ele geçirilen bölgelere bugün Skorsky helikopterlerle özel eğitim komandolar indirildi. Birliklerin indirilmesi sırasında uçaksavarlarla ateş açılan 4 batarya Kobra tipi helikopterlerle imha edildi. Zap’ın stratejik kesimlerine havan topları ve uzun namlulu ağır silahlar yerleştirildi. Zap’ın çevresi tank ve zırhlı birlikler tarafından kuşatma altına alındı.

Zap Kampı’nın Çemço Tepesi ve Vadisi’nde dün gece çok şiddetli çatışmalar yaşandı. Zap’a 30′ar kişilik iki ayrı grupla Metinan ve diğer kamplardan destek vermeye gelen ve örgütün intihar saldırısında da kullandığı teröristler, Süper Kobra tipi helikopterler tarafından bombalandı. Terörist grubu büyük darbe vurulduğu belirtilirken, Zap’a ulaşamadıkları kaydedildi.

HALİS KUŞATMA ALTINDA

‘Güneş Harekatı’nda ilk hedef olan Zap Kampı’nın ana karargahına Mehmetçiklerin 1 kilometre kadar ilerlediği kaydedildi. Dağlıca Taburu’na yapılan saldırının planlayıcılarından olan ve örgütün Zap sorumlusu ve üst düzey yöneticilerinden ‘Alişer’ kod adlı Yücel Halis ile yardımcılarının da kuşatma altında olduğu kaydedildi. Halis ve yardımcılarının Mehmetçik’in çemberinin kırmak için telsizle diğer kamplardan yardım istediği, ancak askerlerin tüm stratejik bölgeleri kontrolü altına aldığı belirtildi.

Harekatta, dün saat 16.00′dan saat 21.00′e kadar Amediye İlçesi’ne bağlı Reşava, Derçi, Zevi alanları topçu birlikleri tarafından bombalandı. Yine bu sabah 07.00′den itibaren topçu birliklerinin bu alanı bombalamasının ardından savaş uçakları teröristlerin bulunduğu aynı bölgeyi bombaladı. Bombalamanın zaman zaman devam ettiği öğrenildi.

Mart 11, 2008 Yazan: samanyoluhaber | Uncategorized | | Henüz Yorum Yok

BAŞBAKAN’a Küfür T.C.Ankara Cumhuriyet SAVCI Salim DEMIRCI

Salim Demirci SAVCIDAN ŞOK SÖZLER
SAVCIDAN ŞOK SÖZLER

Küfürbaz savcıya İNCELEME – VİDEO
Adalet Bakanlığı harekete geçti, Yotube’de başbakana hakaret eden Savcıya inceleme başladı

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Youtube adlı internet sitesinde ses kayıtları yayınlanan savcı S.D. hakkında inceleme başlatılması için Teftiş Kurulu Başkanlığı’na talimat verdi. Bir müfettiş S.D. ile ilgili incelemeyi başlattı. İşte Ankara siyasetinde deprem oluşturan video…

Savcı S.D.’nin, 2006′nın mart, nisan ve mayıs aylarında, bilinmeyen bir kişi ile girdiği iddia edilen diyaloglar, dönemin Diyarbakır Valisi, şimdinin Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala’ya yönelik. YouTube’daki konuşmada isim vermeden Ala için çok ağır sözler bulunuyor ve ilde güvenliği sağlayamadığından bahsediliyor. S.D.’ye atfen yayınlanan konuşma kaydında, askerin uyarılarını yaptığı, şimdi kenardan seyrettiği belirtilirken, “Şimdi asker o kadar hoşuma gidiyor ki… Asker Diyarbakır’a girse hiç affetmeyecek.. Sincan’da tank yürüten adam… Hava Kuvvetleri istese bugün de yapar Diyarbakır’da…” gibi sözler geçiyor. Ayrıca, güvenlikten şikâyet ederek, “3 ayda Diyarbakır’ı mum gibi yapmazsam” sözleriyle bölgede görev yapmak istediği belirtiliyor. Konuşmada, Başbakan Erdoğan’a yönelik de ağır küfür ve hakaretler yer alıyor. Erdoğan’ın, “Türkiyelilik” ve “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı” açılımları için, “… Türkiyelilik haa… Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı haa…” ifadeleri geçiyor. Konuşmanın devamında, Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığına, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri’nin engel olduğu iddiası yansıyor.

Savcıdan Erdoğan’a Küfür Youtube’ta

07 Mart 2008 07:51Ankara Cumhuriyet Savcısı Demirci’ye ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı Youtube’a kondu. Erdoğan’a ağır küfürler ve Diyarbakırlılara ağır tehditler var. İşte o ses kaydı.

Ankara’daki Cumhuriyet savcılarından Salim Demirci’nin 2006 yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarında önemli bir devlet kurumunda yaptığı konuşmaların kaydı olduğu iddia edilen konuşması Youtube’da yayınlandı. Savcı Demirci’ye ait olduğu öne sürülen ses kaydında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Diyarbakır eski Valisi ve Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala hakkında çok ağır hakaretler ve küfürler bulunuyor.

BENİ DİYARBAKIR’A VERECEKLER Kİ…

Video paylaşım sitesi Youtube’daki kayıtta Savcı Demirci, “Hayır olacağı belliydi. Askerin dur demesi ile duruyordu, askerin müdahalesi ile duruyordu. Asker çekildi şimdi kenara değil mi? Emniyet için zül demektir. Sen ili koruyamıyorsun, bir ilin valilik binasını korumaktan acizsin” şeklinde ifadeleri yer alıyor. “Ben tavan yaptırmazsam bu olayları” şeklinde tehditvari cümlelerinin de yer aldığı kayıtta Demirci, “Beni oraya verecekler, bizim Hasan Şatırı da verecekler, üç ayda var ya Diyarbakır’ı mum gibi yapmazsam” diyor.

HSYK’YA AĞIR SUÇLAMA

Savcı “YÖK’ü harcadılar tek tek bitti yargıyı bitirdiler” diyerek Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu üyelerine de bazı suçlamalarda bulunuyor: “Şimdi bizim Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri yeğenlerinin, çocuklarının işlerini bitirdiler, yeğenlerinin, kuzenlerinin işleri ile filan uğraşıyorlar. Kuzenlerinin çocuklarının işleri ile uğraşıyorlar. Onları iyi, etkin, aktif yerlere getirmeye uğraşıyorlar.”

DEVLET JANDARMA

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay başkanlarının ancak maaş zammı konusunda bir araya geldiğini ileri süren savcı Demirci, “85 yıllık cumhuriyet tarihinde ilk defa Yargıtay’ın başında bir tane islamcı var.. Ben görevimi yaparım sizi haberdar ederim. Ben karşımda devlet göremi-yorum. Devlet bir sizi biliyorum, biraz MİT’i biliyorum, biraz Jandarma’yı biliyorum. İşinize gelirse..”

ULUSALCI ÇETELERE BERAAT İSTEDİ

Danıştay gibi birçok önemli davaya bakan Savcı, aralarında 2 emniyet müdürü ve 4 askerin de bulunduğu 10 kişinin yargılandığı Atabeyler çetesi davasında sanıklar hakkında beraat talebinde bulundu. Savcı Salim Demirci, Ergenekon törer örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alınan Muzaffer Tekin ve Mahmut Öztürk’ün de serbest bırakılmasını istedi. Tekin ve Öztürk halen tutuklu.

Küfürlü sözler

-Ben bir gitsem oraya varya o valiliğin a….k…sam eğer.

-Vali zaten süze o… çocuğu (Diyarbakır Valisi Afgan Ala için)

- Salak anlamıyor ya halen de anlamıyor ama en sonunda tövbeye geldi ulusal sesleniş mi nedir tek millet tek devlet ulan o… çocuğu bundan iki ay önce Türkiye’lilik ha…

Mart 11, 2008 Yazan: samanyoluhaber | Uncategorized | | Henüz Yorum Yok

Salim Demirci SAVCIDAN ŞOK SÖZLER

Mart 10, 2008 Yazan: samanyoluhaber | Uncategorized | | Henüz Yorum Yok

Ogrenci cevap Show TV’nin KARA ÇARŞAF Yalanı Din Dusmanlari

Mart 9, 2008 Yazan: samanyoluhaber | Uncategorized | , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Henüz Yorum Yok

Show TV’nin KARA ÇARŞAF Yalanı

HABERİN KAYNAĞINDAN YALANLAMA

Show TV’nin KARA ÇARŞAF Yalanı
Görüntülerdeki kız öğrenci: Kesinlikle çarşaf giymedim. Zaten görüntülerin çekildiği gün pantolon giydiğim açıkça görülüyordu…

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde “Kara çarşaflı bir öğrencinin derslere girdiği” haberine konu olan kız öğrenci, haberin çarpıtıldığını iddia etti. “Çarşaf giyen” olarak görüntülenen Türk ve Mısır pasaportlu Nadiye İzzet, “Kesinlikle çarşaf giymedim. Zaten görüntülerin çekildiği gün pantolon giydiğim açıkça görülüyordu.” dedi.

Türbanın üniversitelerde serbest kalması kararını ilk uygulayan okullar arasında yer alan Karadeniz Teknik Üniversitesi’yle (KTÜ) ilgili bir TV kanalında yayınlanan “Kara çarşaf üniversiteye girdi” başlıklı haberin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

Haberde görüntülerine yer verilen KTÜ İşletme Bölümü 2. sınıf öğrencisi; hem Türk hem de Mısır vatandaşı Nadiye İzzet iddiaları yalanladı. Babası Mısırlı annesi Türk olan Nadiye İzzet, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi.

Nadiye İzzet, görüntülerin çekildiği gün başına siyah örtü taktığını; aşağıdan da pantolon giydiğini söyledi. Ailesinde çarşaf giyenin bile olmadığını dile getiren İzzet, “Görüntülerde pantolon giydiğim apaçık ortada. Sadece başımı siyah bir örtüyle kapatmıştım. Mısır’da bu taktığıma ‘Amira’ deniyor. Türkiye’de bunlar hazır satılıyor. Ortada tamamen yanlış anlaşılma var. Eğer böyle istismar edileceğini bilseydim siyah renkli örtüyü takmazdım.” dedi.

Bugüne kadar bu tür bir olayla karşılaşmadığını ve karşılaşmak da istemediğini vurgulayan Nadiye İzzet, “Televizyonda yayınlanan görüntüleri ilk olarak arkadaşlarım izledi ve beni haberdar etti. Ben de internetten izledim. Görüntülerle ilgili ‘provokasyon’ ifadesi ağır olacak; ama bir istismar olduğu kesin. Bu tür püf noktalar seçilip olay farklı boyutlara çekilmek ve genelleme yapılmak isteniyor.” ifadelerini kullandı.

Yayınlanan görüntülerle ilgili de açıklamada bulunan İzzet, “O gün iki ayrı öğrencinin cep telefonuyla bizi görüntülediği fark ettim. Ben de bunun üzerine geri çekildim; ama böyle bir olayın başıma geleceğini hiç düşünmedim. Görüntüler çekildiği anda sınıfta ders işleniyordu.” dedi.

Nadiye İzzet, “Biliyorsunuz yasanın yürürlüğü girmesiyle KTÜ’de türban serbest bırakıldı. Bu tür haberler türbanın yeniden okulumuzda yasaklanmasına yönelik olarak yapılmış olabilir; ama şu anda ne sınıfımızda ne okulumuzda başörtülü-başörtüsüz kavgası yaşanmıyor.” diye konuştu.

İzzet, yayınlanan görüntülerle ilgili gerektiği takdirde hukuksal girişimlerde de bulunacağını kaydetti.

Mart 9, 2008 Yazan: samanyoluhaber | Uncategorized | | Henüz Yorum Yok

Hello world!

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

Mart 9, 2008 Yazan: samanyoluhaber | Uncategorized | | Henüz Yorum Yok